Atatürk ve Cumhuriyet
Mustafa Sönmez

Atatürk ve Cumhuriyet

Bu içerik 105 kez okundu.

Mustafa Kemal, Selanik’te babasına mahalle mektebine gitmeyeceğini söylerken, gelecekte hem kurtaracağı hem de kuracağı bir devlet hesap etmiş miydi? Hiç sanmıyorum. O’nun Selanik’te, Makedonya topraklarında askeri okullarda okuması ve balkanlarda ortaya çıkan milliyetçi hareketler bilinçlenmesinde ve özündeki Türk kimliğinin ortaya çıkarak, gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.


Cumhuriyet düşüncesi Fransız Aydınlanmacılarını okumaya başladığı günden itibaren yavaş yavaş gelişerek I. Paylaşım Savaşı’nda kökleşmiştir. Osmanlı’nın kendi hataları sonucu yıkılması ve ülkenin paylaşılması O’nda çok derin bir üzüntü yaratmıştır. İstanbul’da işgal gemilerine karşı söylediği, “Geldikleri gibi giderler” sözü içindeki inancın bir ürünüdür. O inanç olmasaydı, bugün belki de “Türkiye Cumhuriyeti” diye bir devlet ve O’nun doksanıncı yılını kutlayacak ya da kutlayabilen bir halk olmayacaktı.


Ne yazık ki, O’nun yaptığını bugün yıkmaya uğraşanlar bu bilinçten çok çok uzakta olduklarını son on bir yıl içerisinde defalarca orta koydular ve koymaya devam ediyorlar. Bugün apaçık görülüyor ki, Atatürk’ün adından, posterlerinden, heykellerinden dahası düşüncelerinden oldukça rahatsız olan büyük bir kitle var. UNECO, 1976 yılında, O’nun doğum yıldönümünde tüm üyelerin imzalarıyla “yüzyılımızın en büyük devlet adamı” olarak gösterilmesi bile köleci ruhluları uyudukları uykudan uyandıramamıştır.


Mustafa Kemal kurduğu devlete “Cumhuriyet” adını verirken yoksul ve geri bırakılmış bir halktan çağdaş bir toplum yaratma amacını güdüyordu. Türk aydınlanması Cumhuriyet’le ve Mustafa Kemal’in sarsılmaz iradesiyle bir bir O’nun ilkeleri ve devrimleri olarak ortaya çıkarken, ülkenin görüntüsü de değişiyordu. Bu değişime kendi çıkarları açısından dün karşı çıkanlarla, bugün O’nun yaptıklarını yıkmaya çalışanlar arasında bir fark yoktur. Kafa aynı kafa, ruh aynı ruh sadece değişen tek şey zamandır.


Bugün, Cumhuriyetin Atatürk ilke ve devrimlerine dayanan, ondan beslenen yaşam biçiminden rahatsız olanlar onlarca yıl gizliden gizliye kinlerini oluşturdular. Bugün bu kinlerini yaşama geçirmeye ve O’nun eserlerinden öç almaya başladılar. Cumhuriyetin kazanımlarından, değerlerinden vazgeçmenin ve kendilerine karşı çıkanları ezmenin raylarını döşüyorlar. Ulusal Bayramlara kafalarına göre kısıtlamalar getirmenin ve tamamen yasaklamanın provalarını yapıyorlar.


Bugün herşey ayan beyan ortadadır. Türkiye Cumhuriyeti’nden rahatsız olanlar, Anayasamızdaki “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” ibresini artık görmemezlikten gelmeye hatta neredeyse uygulamadan kaldırmışlardır. Yine bugün devlet politikalarında tek adamın yönlendirdiği ve adına demokrasi demenin olanaklı olmadığı bir anlayış, bir yönetim biçimi topluma zorla dayatılmıştır. Bu bağlamda son birkaç yıldır hızla yaygınlaştırılan dinin ön plana çıkarılma çalışmaları ülkemizin olmazsa, olmazlarından olan ve Cumhriyetimizin temel taşlarından laiklik ilkesine büyük zararlar vermiştir. Adına “Demokratikleşme Paketi” dediğimiz ucube proğram işlerin çığırından çıkmasına yol açmış ve dahası Cumhuriyet’e vurulan bir darbeye dönüşmüştür.


Adına “Özel Mahkemeler” dediğimiz yargı mekanizması insanların ellerinden özgürlüklerini çalan bir “Giyotin Mahkemeleri” işlevine bürünmüş, teröristlere karşı bu vatanı koruyan, savunan subaylarımıza, “terörist” damgası vurulmuştur. Tek adam iktidarına karşı çıkan aydınlar, gazetecileri gençler de aynı yöntemlerle hapishanelere doldurulmuşlardır.


Bugün Cumhuriyetimiz çok zor koşullardan geçiyor, zor günler yaşıyor. Hergün aheste aheste kazanımlarından birer birer koparılıyor. Toplum, üzerindeki korku sendromuna razı edilmeye çalışılıyor. Beterin beteri vardır “ha”,  göz korkutmacılığıyla topluma parmak sallanarak, sus pus konumuna düşürülüyor. Atatürk ve Cumhuriyeti ortadan kaldırma çalışmaları hızlandırılıyor.


Bu durumda Atatürkçülerin eli kolu bağlı durmaya, karamsar ve umutsuz olmaya hakları yoktur.


Benim En Büyük Eserim Cumhuriyettir” diyen Ulu önder Atatürk’ün eserine hıyanet etmiş olurlar...
 

Cumhuriyetimizin 90’ncı Yıldönümünü gönülden kutluyorum.

YAŞASIN CUMHURİYET...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI