Kafası kıyak yetişen gençlik
Mustafa Sönmez

Kafası kıyak yetişen gençlik

Bu içerik 1183 kez okundu.

Haziran ayı başlangıcı demek, İsveç genelinde caddelerde, meydanlarda renkli gençlik görüntülerine, çığlıklara, çılgınlıklara hazır olmak demektir. Aylar öncesinden başlayan hazırlıklar, mezuniyet festleriyle kendini belli etmeye başlar. Kızlar giyecekleri beyaz elbiselerinin göğüs ve etek boylarını düşünmezler... Başlarında beyaz kepler, rüzgarda savrulan etekler... Keplerini hava atan kostumlu ellerinde içki şişeli gençler... Ve ilk gençlik rüzgarına bırakılan toz pembe hayaller...
 

İlk gençlik yıllarına adım atacak olan bu gençler, hafta sonu eğlenceleriyle kaçamak olarak alkolle 15 – 16 yaşlarında tanışmaya başlarlar. Kafalarında ömürboyu kıyak gezmek, hava atmak, serserilik ve herşeye boş vermişlik düşüncesi yatmaz.
 

Bu gençler, sinemaya, tiyatroya, spora ve kitap okumaya zaman ayırırlar. Dokuz buçuk milyonluk ülkede her semtte bir kütüphane bulunur. Ayrıca her okulda her alanda gençleri bilgiye doyuracak kadar kitapla dolu okul kütüphaneleri, kütüphanelerinde dergileri vardır. Okul idareleri, öğretmenler çocukların, gençlerin nasıl düşünmeleri gerektiğini dikte etmezler ve öğrencilerin özgür düşünme yetilerinin geliştirilmesi için gereğinden fazla çaba harcarlar. Derslerde farklı soru ve yöntemlerle değişik bakış açılarının konuyu, olayı değerlendirmeye alıştırırlar. Dinler Tarihi dersi dışında inançlar derslere damgasını vurmaz. Hiçbir öğrencinin dini inancı ya da inançsızlığı sorgulanmaz. Gençler zaten buna izin vermezler... Toplum bu konuda oluşmuş bir hoşgörü kültürüne ve geleneğine sahiptir.
 

İsveç’te yapılan araştırmalara göre bir İsveçli yılda ortalama on sekiz kitap okurken bu sayı ülkemizde yedi kişiye bir kitap biçiminde gerçekleşmektedir. Dokuz buçuk milyonluk ülkede günlük beş milyon ulusal ve yerel bazda gazete basılırken beş yüz bin satan gazetelerin fiyatları yedi buçuk Türk Lirasını bulmaktadır. Yetmiş altı milyonluk ülkemede basılan gazete sayısı beş milyonun altındadır. Ülkemizde en pahalı gazete olan Cumhuriyet bir Türk Lirasından satılmaktadır.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülkenin toprakları Türkiye’nın yarısından biraz fazladır. Nüfus orta ve güneyde yoğunlaşmıştır. Kuzeyde neredeyse km kareye bir kişi düşmezken, diğer bölgelerde 24 kişi civarındadır. İsveç’te ortalama kişi başına 30 - 35 bin dolar gelir düşerken, ülkemizde adaletsiz bir gelir dağılımı vardır. Doğuda 2 -3 dolar, Batı da ise, 10 dolar düzeyindedir. Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülkede toplumun yaşam standardı, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkemin kat kat üzerindedir.
 

Kafası kıyak gençler mezuniyet günleri okullarda ailelerin patlattığı şampanyalarla kutlamaya başlarken, konvoylar halinde şehir caddelerinde turlayan gençlerin delice tükettiği alkolun hesabı tutulmaz. Çılgınca içip eğlenen gençler ertesi gün geleceklerini düşünerek, tekrarından çalışmaya başlarken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkemde çöplüklerden ekmek kırıntıları aranmaktadır.
 

Kafası kıyak gençlerin okuduğu üniversiteler dünya çapında üne sahip olurken, kafası kıyak olmayan gençlerin okuduğu ülkemdeki üniversitelerin ismine ve cismine rastlanmaz.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülkede her yıl dış ticaret 9 milyar dolar üzerinde fazlalık verirken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkem her yıl milyarlarca dolar açık vermektedir.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülkede üretim tüketimin önüne geçerek fazlalık verirken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkem, insanlarına yedireceği eti, hayvanlarına yedireceği samanı bile dışarıdan ithal etmektedir.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülkede dış borç batağı diye bir kavram mevcut değilken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkem altı sıfırlı rakamlarla yazılabilen dış borç batağı içerisindedir.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülkede okuma yazma oranı yüzde yüz iken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkemde okuma yazma bilmeyenlerin sayısı yüzde kırklarla hesaplanmaktadır.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülke insan hakları, yaşam standardları, sağlık hizmetleri, okullaşma, eğitim ve teknik donanım alanlarında dünya sıralamasında her zaman ilk beşlerde yer alırken, kafası kıyak olamayan gençlerin yaşadığı ülkem kimi Afrika ülkelerininin bile gerisine düşmektedir.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülke sahip olduğu marka ürünleriyle dünyaya damgasını vururken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkemin bir tek marka ürünü yoktur.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülke düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğünde dünyaya örnek olarak demokrasi ihraç ederken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkemde düşünce ve düşünceyi açıklamak manda gibi yürek gerektirmektedir.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı ülkede gençlerin on sekiz yaşında ülkeye başbakan olma şansları varken, içkili yerelere girme, alkol alma şansları yoktur. Kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkemde anasından yeni doğmuş bir bebenin bile alkollu içkileri satın alma şansı vardır.
 

Kafası kıyak gençlerin yaşadığı 9,5 milyonluk ülkede alkol tüketimi 3 – 4 litreyi bulurken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı 76 milyonluk ülkemde bu durum 1,5 litre civarındadır.
 

Kafası kıyak olan gençlerin yaşadığı ülkede AB’den çıkalım nidaları çınlarken, kafası kıyak olmayan gençlerin yaşadığı ülkem AB’ye girebilmek için kapısında nöbet tutmaktadır.
 

Bu örnekleri istediğimiz kadar uzatmak olasıdır...
 

Gelin takiyyeden, ikiyüzlülükten, birbirimizi kandırmaktan dolaysıyla kendimizi kandırmaktan vazgeçelim. Birşeyi yapacaksak gelin buna doğru dürüst yapalım. Buna kutsal değerleri alet etmeyelim, kutsal değerler üzerinden rant sağlamayalım.
 

Çağdaş, sosyal devlet çocuklarını, gençlerini her türlü zararlı alışkanlıklardan korumakla yükümlüdür. Bu çağdaş, sosyal bir devlet olmanın gereğidir. 21 yaşının altındaki gençlere her türlü sigara, içki satışını ve bu ürünlerin reklamlarını yasaklıyalım. Büfelerde akşam 18.00’den sonra içki satışını durduralım. Ama içki içenlere, içkili alanlara karışmayalım. Hele hele bunu din kılıfı ya da kisvesi altında kesinkes yapmayalım.
 

Gelişmiş ülkelerle gelişmemiş ülkeleri şöyle bir karşılaştıralım acaba kafası kıyak olanlar ya da olmayanlar hangileridir? Alkol tüketimin yaygın olduğu ülkeler midir, ya da yasak olduğu, yasaklanmaya çalışıldığı ülkeler midir?
 

AB’yi hem “ayyaşlar kulübü” olarak göreceğiz hem de içerisine girebilmek için kapısında nöbet tutacağız...
 

İnsan sormazlar mı?
 

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu... diye.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN