YAKINDA ATATÜRK’Ü DE SUÇLU İLAN EDERLER!
Mustafa Sönmez

YAKINDA ATATÜRK’Ü DE SUÇLU İLAN EDERLER!

Bu içerik 614 kez okundu.

Sevgili okurlar, biliyorsunuz Kara Harp Okulu mezuniyet tören sonrası genç teğmenlerin kılıçlarını çatarak “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atmaları Büyük Önder Atatürk’e bağlılıklarını bildirmelerinden başka birşey değildir. Türkiye Cummhuriyeti’nin kurucusuna bir vefa borcudur.

Genç teğmenlerin attığı bu sloganın ardından başta Atatürk karşıtları olmak üzere, AKP’li ve MHP’li siyasileri bir telaştır almıştır. Bunu fırsat bilen bu partili haddini bilmezler başta Teğmen Ebru Eroğlu olmak üzere “küfür yağdırmaya” başlamışlar. Okul birincisi Teğmen Ebru Eroğlu, hakaretlere maruz kalmış ve en kötüsü “tecavüz”le tehdit edilmiştir. Bu akıl mantık dışı ve de kabul edilemez bir saldırıdır. Bu tehdidi yazan hakkındaki suç duyursu “ifade özgürlüğü” sayılarak işlem başlatılmamıştır (bu haksızlığı köşesinde elen bir köşe yazarının yazısı üzere pardon denilerek, karar geri çekilmiştir). Bu da apayrı bir akıl tutulmasıdır. Bu da yargının ayrı bir hezeyanıdır.

AKP’li Cumhurbaşkanının bu teğmenler hakkında “soruşturma başlatılmalıdır” sözünden sonra Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay harekete geçerek başta töreni yöneten Ebru Eroğlu olmak üzere Teğmen İzzet Talip Akarsu’ya “Türk Silahli Kuvvetleri’nden ayırmak istemiyle” Yüksek Disiplin Kurulu’na tebligat gönderilmiştir. 25 Kasım’da karar verilecektir.

Ne zamandan beri “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demek, suç olmuştur? 1950’den itibaren oy avcılığıyla karşıdevrim yolunu açarak tarikatların, cemaatların önünü açanlar, en sonunda Fethullah Gülen belasını başımıza saranlar ve 15 Temmuz olayını bizlere yaşatanların, Atatürk’e bağlılıklarını dile getiren genç teğmenleri suçlaması “abesle iştigal” etmektir. Bu yanlıştan derhal dönülmelidir.

Devlet Bahçeli partisinin Salı günkü (19.11.2024) grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlamıştır. Bahçeli, teğmenlere yönelik soruya ilişkin, "Milli Savunma Bakanlığı çok hassas bir bakanlıktır. TSK'nın her konuda yetişmesini sağlayan kurumdur. Oranın ortaya koymuş olduğu değerlendirmeler dışında hiçbir şeyi bilmeden, tanımadan, sadece ve sadece sorgulama yoluyla Türkiye'yi karıştırmaya yönelenlere heves etmemeliyiz. MSB'nin kararına saygı duyuyorum" ifadelerini kullanmıştır.

 

Bahçeli, “Türkiye'yi karıştırmaya yönelenlere heves etmemeliyiz” sözüyle bir nevi üstü örtülü teğmenleri suçlamaktır. Acaba, bu genç teğmenler, devleti ne zamandan beri karıştırmaktadırlar?

AKP’nin elitlerinden Mustafa Varank, X’de “Harbiyeli olmak kimseye disiplinsizlik ve suç işleme özgürlüğü vermez! 15 Temmuz'da 251 vatan evladını şehit eden ve kahraman ordumuzdan ihraç edilen 150 general de harbiye mezunuydu...” gibi gerçekleri tersyüz eden absürt bir açıklama yapmıştır.

FETÖ’cülerin ordunun içine sızmalarına kimler göz yummuştur. Çalınan sorularla askeri okulların kapıları kimlere açılmıştır? 15 Temmuz’u göz yumdukları,öve öve göklere çıkardıkları FETÖ ve ona bağlı askerler başlatmış ama Atatürkçü askerler bunların darbesini önlemiştir. Atatürkçü askerlere “Ergenekon” ve diğer tuzakları kimler kurmuştur ve de kimler “savcılığına” soyunmuşlardır?

Bu genç teğmenlere verilmek istenen ceza üzerine sosyal medyada büyük tepkiler oluştu. Atatürkçü, Cumhuriyetçi insanlar bu haksızlığa feryat figan ediyorlar. Genç teğmenlere uygulanmak istenen ceza işleminin doğru olmadığını Genelkurmay Başkanlığı da yapmış, şimdiki Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler bilmez mi? Elbette bilir, ama siyasi otoriteye boyun eğmeyi yeğlediği anlaşılıyor.

Yazık!..

Mustafa Kemal İstanbul’daki 31 Mart vakası (13 Nisan1909) olarak bilinen gerici şeriatçı ayaklanmayı Hareket Ordusu’yla bastırmıştır. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı, itilaf devletleri tarafından işgal edilmeye başlamış ve Osmanlı’ya Anadolu’dan İstanbul’a uzanan küçük bir koridor bırakılmıştır (o da koşullu).

Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak, kısa sürede örgütlenerek “Kurtuluş Savaşı”nı başlatarak başarıya ulaşmış ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak Osmanlı’nın tarihe karıştığını ilan etmiştir. Fakat, Osmanlı’yı Mustafa Kemal yıkmamıştır. Türk’ün onuru ve şerefini kurtarmıştır. Vatan toprağını yeniden bağımsız bir ülke yapmıştır.

Osmanlı’yı Mustafa Kemal’in yıktığına dair başta sözde tarihçiler olmak üzere bu sava inanan AKP’lilerin sayısı azımsanmayacak kadar yüksektir. Ayrıca tarikatçılar ve dinciler de bu savın savunucularıdır. Bu cenahtan hiç kimse Osmanlı’nın nasıl yıkıldığını analiz etme yetisine sahip değillerdir. Sadece boş laflarla, iftiralara sarılmaktadırlar. Tıpkı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, "Sizin anlayışınız camilerin kapısına kilit vurmak, camileri ahıra çevirmek, vatandaşın Kur'an öğrenmesini yasaklamak” türünden o dönemleri karalayan gerçekdışı sözleri gibi...

Bütün yaşananları gözönüne getirdiğim zaman ürperiyorum ve içimden bunlar yakında “Mustafa Kemal Atatürk’ü” de suçlu ilan ederlerse, hiç şaşırmam demek geliyor...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ali Topbaş     2024-11-19 Evet, bu ihraçlar, artık ordunun milli bir ordu olmadığını, cumhuriyetin bittiğini, Mustafa Kemal Atatürk demenin bundan böyle suç olduğunu gösteriyor. İçimiz kanıyor, yüreğimiz yanıyor, resmen fabrikaları satılmış, yeraltı yerüstü kaynakları yandaş ve yabancı şirketlere peşkeş çekilmiş, neyi var neyi yok satılmış , ekonomisi yerlerde, çevremizde bir dost ülke kalmamış, sayısı belli olmayan bir mülteci akınıyla işgal altında bir ülke olduk,maalesef içimiz kan ağlıyor, içimiz yanıyor..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN