BİR SEÇİM VE CHP
Mustafa Sönmez

BİR SEÇİM VE CHP

Bu içerik 1141 kez okundu.

Türkiyemiz açısından bir seçimi daha geride bıraktık. Her seçim sonrası partilerin içsel sorunları fazlasıyla ön plana çıkar ve başı sonu belirsiz tartışmalar gündemi  meşgul eder. Elbette her parti seçim sonuçlarını şöyle ya da böyle enine boyuna değerlendirmek durumundadır. Fakat bu durum bizde çok farklıdır. Amaç üzüm yemek değil, bağcı dövmektir. Bu bağlamda da partilerde kimin ne dediği ya da ne söylemek istediği pek anlaşılmaz. Böylece ana gündem gözden kaçırılır.


Bu seçim sonrası yine CHP’de laflar havalarda uçuşmaya, biribirini suçlamalar sıralanmaya, istifa sözleri yankılanmaya başladı. Eğer ortada bir başarısızlık ya da yenilgi varsa, bu partinin yetkili kurullarında ve oluşturulacak komisyonda tartışılır ve rapor haline getirilerek kamuoyuna sunulur. Kamuoyu bilgilendirilir. Partili insanlar ise hatalar üzerinede düşünme ve sorunu ortadan kaldırma yönünde mantık yürütürler. İşler CHP’de böyle olmuyor. Bir söz kalabalığıdır gidiyor.


Hani bir sözümüz vardır; “Deve sormuşlar” diye başlar, bu bağlamda CHP yanlış üzerine yanlış yapıyor. Herşeyden önce “çatı adayı” olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi büyük bir hataydı. Ekmeleddin İhsanoğlu kendi konumunda çok iyi bir insan olabilir. Buna diyecek birşey yok. Kendini sosyal demokrat bir parti olarak gören ve özellikle de CUMHURİYETİ kuran bir parti olarak tanımlayan CHP, kuruluş felsefesinden ödün vermeden, Türkiye gerçeklerini, Cumhuriyet değerlerini, göz  önünde bulundurarak kendi adayını ortaya koymalıydı. Eğer 91 yıllık bir geçmiş içerisinde uygun bir aday yetiştirememişsek, CHP’nin kapısına kiliti vurun ve gidin... Bu partinin sizlere, bizlere gereksinimi yok demektir.


Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer, Kılıçdaroğlu’na soruyor; “Size yönelik eleştiriler Köşk adayının kimliği ve belirleme süreciyle ilgili. Bu eleştiriler karşısında “Şunu da yanlış, eksik yapmışız” dediğiniz bir husus var mı? 
-“Hayır yok. Samimi olarak bir yanlışımız olmadığını düşünüyorum. Ancak partimizin yetkili organlarında biz bu sonuçları değerlendirip başarısızlığın nedenleri üzerinde duracağız tabii ki. 
“Neden adayın kimliği parti yönetimi ile paylaşılmadı”deniyor?
- “Bu bir parti teşkilatına yapılacak seçim değil. Cumhurbaşkanlığı seçimi. Eleştirenler bugüne kadar yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine baksınlar. Mesela Ahmet Necdet Sezer ismi nasıl belirlendi? Liderler isim açıklandıktan sonra mı bir araya geldi? Hayır, bir araya gelip ismi belirlediler ve açıkladılar.”


Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamalarını değerlendirdiğimiz zaman başarısızlığın bizzat Genel Başkan tarafından kabul edildiğini görebiliriz. Kılıçdaroğlu aday belirleme öncesi ne tür riskler alacağını ve sonrası nelerle karşılaşacağını çok iyi hesap etmesi gerekiyordu. Ekmeleddin İhsanoğlu Cumhurbaşkanı seçilmiş olsaydı bile, CHP’de bir hesaplaşma kaçınılmaz olacaktı. Bir kez daha yinelemek istiyorum: CHP aday belirlemede çok büyük bir yanlışlık yaptı. Umarım, CHP bu zorluğu aklı selimle partiye zarar vermeden makul ölçüler içerisinde halleder.


CHP, bu ülkenin olmazsa olmazı olan bir partidir. Felsefesi ta ilk kurulduğu günden gelecek dünyada göz önüne alınarak biçimlendirilmiş, ilkeleri ortaya konmuştur. CHP’nin yol haritası bellidir. CHP her zaman emperyalizme karşı ezilenlerin, hor görülenlerin, yoksulun, fakirin  yanında olan hem söylemini hem de eylemini bunun üzerine kurgulamış bir partidir. Günü birlik politikalarla geçirecek ne zamanı ne de tepeden inme insanlarla yürütecek politikaları vardır. CHP’nin en büyük eksikliklerinden birisi de kendine olan öz güveni konusunda ikilemli bir durum sergilemesidir. CHP’nin yolu sağa açılmak değildir. CHP’nin yolu özgürlüklerinde yolu olan sol’dur. CHP, sol söyleme ve eyleme dört elle sarılarak umutsuzların umudu olmak zorundadır. Boş laf ebeliklerinden hem parti hem de sağduyulu CHP’ye gönül vermiş partililerin hızla kurtulmaları gerekmektedir. CHP’nin koltuk sevdalılarına değil, gerçek CHP’lilere gereksinimi vardır.


CHP geleceğini düşünerek çocuk ve gençlik örgütlerine çok büyük önem vermeli, parti içi demokrasi ve eğitim çalışmalarını hızlandırmalı, projelerini açıkça anlaşılır bir dille ortaya koymalıdır. Lüks parti binaları seçim kazandırmıyor. Önümüzdeki “Genel Seçim”e bir yıldan az zaman kalmıştır. Gün, kavga günü değildir. CHP için her seçim bir öncekinden daha önemlidir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN