HARAEMLİK – SELAMLIK OKUL
Mustafa Sönmez

HARAEMLİK – SELAMLIK OKUL

Bu içerik 71 kez okundu.

Türkiye’de AKP iktidara geldiği günden beri gündeminde kendisine kadar ayakta kalabilen Cumhuriyet değerlerini yavaş yavaş ortadan kaldırmayı amaç edinmekti. Dolaysıyla Türk halkını anında değiştirdiği gündemleriyle oyalamayı başardı denebilir.


İslamı kendisine referans alan bir iktidardan  bundan  başka birşey de beklenemezdi.  Önündeki birtakım engelleri Ali Cengiz oyunlarına taşçıkartırcasına saf dışı etmesi gerekiyordu. Bu engellerin başında askerler ve yargı geliyordu. Onları sözde Ergenekon ve Balyoz davalarıyla ve yeni HSYK yasasıyla hallettikten sonra önünün tamamen açıldığını hissetti. Hazırladığı ve içeriğine kargaların bile güleceği “Demokratikleştirme Paketi”yle kendisine karşı olanların üzerindeki baskılarını artırırken İslami kesimlere daha fazla gül dağıtmaya başladı. Onları “Allah”la kandırma ve din üzerinden siyaset yaparak yığınların oylarını toplamayı en kolay yol olarak gördü.


Dersaneler sorunu ülke sorunudur. Dersanelerin ortaya çıkması eğitim sisteminde izlenen ezberciliğin bir sonucudur. Eğitimin ve öğretmenlerin kalitesini yükseltilmedikçe, okul sayı artırılarak sınıflardaki öğrenci sayı düşürülmedikçe bunun önüne geçmek ve ortadan kaldırmak oldukça zordur. Dersaneler her zaman bir rant ve siyasi amaç için kullanılmışlardır. Açılan özel öğrenci yurtları ve evleri de bunun birer parçasıdır.


Başbakan ortaya bir laf atıyor ve işgüzarları, çıkarcı bürokratları, yandaşları balıklama üzerine atlayarak hemen uygulama alanları yaratmaya çalışıyorlar. Eğitim sisteminde 4+4+4 ile getirilen değişiklik ve din motiflerinin ön plana çıkarılması eğitimdeki kargaşayı gözler önüne sererken, dini eğitimin yuvalardaki körpe çocuklara kadar indirildiğini görüyoruz. Şimdi bu da yetmezmiş gibi, kızlarla oğlanların ayrı okullara gitmesi projesi yaşama geçirilmek üzere yandaşların gündeminde kamuoyu oluşturmak amacıyla söz savaşı başlatılmış durumda.


20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günü nedeniyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve UNICEF’in işbirliğiyle düzenlenen 14′üncü Ulusal Çocuk Forumu, 81 ilden gelen birer kız ve birer erkek “Çocuk Hakları Komitesi” temsilcisinin katılımıyla TBMM Tören Salonu’nda yapıldı. Bu forumda Meclis Başkanvekili ve AKP Kayseri Milletvekili Sadık Yakup,"Kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılmasını büyük bir yanlışlık olarak değerlendiriyorum. İnşallah bu yanlışlık önümüzdeki dönem içinde düzeltilecek" ifadelerini kullandı.


Bundan yaklaşık 90 yıl önce 3 Mart 1924’te, TBMM’de “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” kabul edildi. Bu eğitimdeki birliği sağlayacak kanun gerekçesinde şunlar yazıyordu: “Bir devletin genel eğitim siyasetinde, milletin düşünce ve duygu bakımından birliğini sağlamak gereklidir ve bu da öğretim birliği ile olur. Tanzimat’ın ilan edildiği sıralarda öğretim birliğine geçilmek istenmişse de başarılı olunamamış, tam tersine bir ikilik ortaya çıkmıştır. Bu ikilik, eğitim ve öğretim birliği bakımından birçok kötü ve sakıncalı sonuçlar doğurmuş, iki türlü eğitimle memlekette iki tip insan yetişmeye başlamıştır. Önerimiz kabul edildiğinde, Türkiye Cumhuriyeti dahilindeki bütün eğitim kurumlarının biricik mercii Maarif Vekâleti olacaktır. Böylece bütün eğitim yuvalarında, Cumhuriyetin irfan siyaseti, ortak bir eğitim yolu izlenecektir.” Bu kanun aynı zamanda kızlarla erkeklerin modern eğitim sisteminden birarada yararlanma olanaklarını da getiriyordu. Çocuklara cinsel kimlikleriyle değil, insanlık kimlikleriyle bakılmasını öngörüyordu.


Türkiye’de eğitim sistemiyle sürekli oynanması eğitimin kalitesini yükseltmek yerine düşürmüştür. Öğretmenlik halk diliyle “hiçbir şey olamayacaksan, bari öğretmen ol” felsefesiyle kalitesiz duruma getirilmiştir. Öğrencileri bilimsel eğitim yerine ezberci eğitime yönlendirme ilke olarak eğitim dünyamıza damgasını vurmuştur. Bunun yansımalarını yapılan uluslararası yarışmalarda alınan kötü sonuçlarda görebiliyoruz. Batı değişen dünya koşullarına göre eğitim sistemlerini mantıklı bir biçimde geliştirip, öğrenciyi eğitimin merkezine yerleştirirken, biz arapsaçına döndürerek gelecek kuşakları ve ülkeyi kurban ediyoruz.


Haremlik-Selamlık, kızlarla erkeklerinin ayrı okullarda birbirinden uzak ve birbirine yabancılaştırılarak eğitim görmelerinin getireceği sorunlar gözardı edilerek, sırf seçmenlere şirin görünmek amacıyla gündeme taşınmıştır. Biz çocukları, gençleri insan ve dolaysıyla birer birey olarak görmedikçe, haremlik ya da selamlık sorunlar yumağı oluşturmaktan öteye gidemeyecektir. Günümüzde sosyal yaşam içerisinde kadın da, erkek de birer bireydir. Bireyin hak ve özgürlükleri herşeyi üzerindedir. Bu da demokratik kurallar çerçevesinde olur. Okullarda uygulanmaya çalışılan haremlik selamlık felsefesi kadını ikinci, üçüncü sınıf birey ve seks objesi yapmaktan öteye taşımayacaktır. Bu durum giderek sosyal yaşamın her alanına kaydırılarak, kadınlarla erkeklerin yanyana gelmeleri, bir ortamda bulunmalarını da olanaksız hale getirecektir. Bu da ülke için en büyük tehlikeyi oluşturacaktır.


Eğitimde önemli olan kalitedir. Eğitim değişen dünya koşullarına göre modern bir biçimde, çağına yanıt verecek hale getirilmelidir. Eğitim elemanı yetiştirmek önemsenmeli, üniversitelerimiz, yüksek okullarımız kalitesi en yüksek noktaya yükseltilmeli, eğitim elemanlarına kendilerini geliştirme ve özgür çalışma ortamları yaratılmalıdır. Bilimsel açıdan genel geçerliliği olmayan düşüncelerin okul sisteminden içeri sokulmamalıdır. Çok okul ve az öğrencili sınıflar amaç olarak düşünülmelidir. Devlet ısraf politikalarından vazgeçerek eğitimi öncelikler sıralamasında en başa yerleştirmelidir. Devlet bütçesinden Diyanet’e verilen para kaldırılmalı ya da en aza indirilmeli, dini hizmet almak istayenler, bunun bedelini kendileri karşılamalıdırlar.


Ya değlse; haremlik-selamlık sistemi zaten yetersiz olan eğitim sistemimize yangına körükle gitmekten öte bir yarar getirmez.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI