İSVEÇ DEMOKRATLARI VE İSLAM
Mustafa Sönmez

İSVEÇ DEMOKRATLARI VE İSLAM

Bu içerik 375 kez okundu.

İslam din olarak son yirmi yıldır Avrupa kıtasında en çok konuşulan konuların başında geldi. Avrupa’ya hem işgücü açığını kapatmak için hem de küresel emperyalizmin oyunlarına kurban edilen ülkelerin insanlarının savaştan kaçarak Avrupa’yı kendilerine yeni vatan seçmelerinden dolayı ortaya çıkan büyük bir Müslüman nüfus ortaya çıktı.  Bu nüfus üzerinden önce ırkçı, yabancı düşmanı partileri ve siyasetçileri harekete geçirdi. Seçmenleri kendilerine çekmek isteyen oy avcısı siyasiler İslama yönelik sert söylemler geliştirmeye başladılar.Bunda da başarılı olduklarını söylemek yanlış olmaz.

1930’ların Almanyası’nın nazi lideri olarak ortaya çıkan Adolf Hitler, nasıl yavaş yavaş kamuoyunu hazırlayarak “Yahudileri” kendilerine yani Almanya’ya düşman göstermeye çalışarak İkinci Dünya Savaşı’nı başlatarak “Yahudi” halkını “Günah keçisi” olarak seçmişse; bugün de Avrupalı ırkçı, yabancı düşmanı siyasi parti ve siyasetçiler aynı yöntemlerle İslamı ve dolaysıyla Müslümanları ülkeleri için büyük bir tehlike olarak kabul ettirmek istiyorlar. İslamdan rahatsız olan halkın ırkçı olmayan kesimlerini de yanlarına çekmeyi amaçlıyorlar ki, bunda da azımsanamayacak kadar başarı sağlıyorlar.

İsveç Demokratları ilk kez 1988 seçimleri öncesi ırkçı gruplarının biraraya gelerek aralarında uzlaştıkları bir plan ve program çerçevesinde kuruldu. 1980’lı yılardan itibaren İsveç’te gözle görülür ırkçılık bağlamında bir artış göze çarpıyordu ama bu daha çok küçük grupların çalışmaları olarak yansıyordu. Çok ciddi ve sağlam temelli bir örgütlenme biçimleri yoktu. O zamanlar artan ırkçılık nedeniyle İsveç’te kurulan göçmen Federasyonları hükümetlerden bu örgütlerinin kapatılmasını istiyor ve küçük çaplı da baskı uyguluyorlardı. Fakat hükümetler, kapatırsak yer altına inerler ve dolaysıyla çalışmalarını izleyemeyiz görüşündeydiler.

Bu hırgür arasında 1988 yılında İsveç Demokratları kuruldu ve yasal bir parti olarak çalışmaya başladılar. İlk günden hem yabancı hem de İslam düşmanlığını ana çalışmalarının merkezine oturttular. İslamı bir tehlike olarak göstermeye, halkın dikkatini buna yönlendirmeye başladılar. Propaganda çalışmalarının ana konu haline getirdiler. Dünya genelinde Radikal İslami örgütlerin yaptıkları çalışmalar, eylemler ve şiddet de bu propagandaların hız kazanmasına ve taraftar toplamasına neden oldu.

Bu nedenle İsveç Demokratları’nın parti sekreteri Richard Jomshof’un İsveç Televizyonu’nda “Çokkürtürlülük” üzerine yapılan tartışmada İslama yönelik kabul edilemez söylemi beni hiç şaşırtmadı ki, bu her zaman beklenen, her zaman dile getirilen söylemleriydi.

Ne dedi Jomshof?

İslam en nefret edilen iğrenç bir dindir.

Parti, seçim afişlerinde, bildirilerinde hep İslamı ve inanç sahiplerini hedef alıyordu. İktidar oldukları zaman camileri kapatacaklarını, Müslüman ülkelerden İsveç’e göçü durduracaklarını hatta binlerce Müslümanı yurtdışı edebileceklerini hem söylüyor hem de yazı ve bildiri olarak yayınlıyor, dağıtıyorlardı. Müslüman kadınları birer çocuk fabrikasına benzeterek, İsveç’i sosyal ve ekonomik yönden sömürdüklerini ileri sürüyorlardı. Bu duruma ancak kendilerinin son verebileceklerinin altını çizen konuşmalar yapıyorlar, taraftar toplamaya çalışıyorlardı. Bugün de bu eylemlerini, düşüncelerini değiştirmeden sürdürüyorlar ki, buna şaşmamak gerekiyor.

Parti İlk kurulduğu ve girdiği 1988 genel seçimlerinde bin 118 oy aldı. Sırasıyla 1991 de, 4 bin 887, 1994 de, 13 bin 954, 1998 de, 19 bin 624, 2002 de, 76 300, 2006 da, 162 bin 463, 2010 da 339 bin 610 (ilk kez meclise girdiler), 2014 de, 810 bin 178, 2018 de, 1 milyon 101 bin 069 oy aldılar.

Parti sekreteri Richard Jomshof’un söylediklerini Ilımlı Muhafazakar Parti Başkanı Ulf Kristersson, "Doğrudan saldırgan, iğrençlik"lık olarak nitelendirdi.

Merkez Partisi Başkanı Annie Lööf tepkisinde,"Onlar sadece İslamofobileriyle uğraşmıyorlar. İsveç'te her gün işe ya da okula giden binlerce Müslümanlar var. Bu İslamcılık ya da aşırılık değil, İslam dinidir” biçimnde yorumladı.

Sosyal Demokrat Başbakan Stefan Löfven, “Bence bu söylem şaşırtıcı değil, her zaman dillendiriyorlar. Fakat bu söylem kabul edilemez” dedi.

İsveç halkının geneline İslam ile ya da İslamı nasıl gördüğüne ilişkin genel sorular sorulsa, binlercesi gerçek düşüncesi açıklamaktan çekinecek ve yuvarlak yanıtlar verecektir. İsveç halkının genel olarak İslam’dan hoşnutsuzluk duyduğu basit davranış biçimleriyle kendisini belli etmektedir.

Avrupa’da kimi ülkeler örneğin Fransa, Belçika, Avusturya şimdi de İsviçre çeşitli İslami giyim biçimlerini yasakladı. Bu yasaklamaların arka planında yatan asıl neden nedir? Müslümanlar bunu hiç düşündüler mi?

Sanmıyorum...

Peki, çözüm nedir?

Bence; İslam ile yönetilen ya da halkının çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin evrensel demokrasinin değerlerini benimseyip, insan haklarını özellikle de kadın haklarını ön plana almaktan ve gerek ülkelerinde gerekse dünyadaki aşırı radikal İslami örgütlerin yaşam yollarını ve olanaklarını sonlandırmak için ciddi, gerçekçi çalışmalar yapmalarına bağlıdır. İslamı bir demokratik, inanç dini olarak yaşatmalarından geçmektedir.

Ya değilse...

Müslümanlar gelecekte Avrupa’da ve dünyada “Yahudiler” örneği bir “Günah keçisi” durumuna düşmekten kendilerini kurtaramazlar...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Kaan Kantarcı     2021-04-29 Haklısınız. Ama, ciddi bir kırılma yaşanana kadar hiçbir şeyin değişeceğine inanmıyorum. Sosyalojisi zıt toplumların bir arada yaşamaları hep sorunlu olmuştur. İsveç demokratları ( S.D ) nın yükselişi İsveç' teki İslami yükseliş ( hem nüfus hem de camii - mescit sayısı ve radikalleşme) ile atbaşı gitmektedir ve gelecek seçimlerde S.D daha da yükselecektir.. İslamla yönetilen ülkelerden ( doğası - yasası gereği ) demokrasi, insan ya da kadın hakları gibi bir şey çıkmayacaktır ki, Türkiye gibi bir laık cumhuriyet de İslami cumhuriyete dönüşüp kararmaya başladı. Her yer karanlık.. Halk düşmanları karanlıkta doğar ve güçlenirler.. İsveçte de S.D. doğuyor..Şaşmamalı..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ
DENİZ’LERİN İDAMLARININ 49. YILI
DENİZ’LERİN İDAMLARININ 49. YILI