İSVEÇ’TE SAVAŞ TAMTAMLARI ÇALIYOR!..
Mustafa Sönmez

İSVEÇ’TE SAVAŞ TAMTAMLARI ÇALIYOR!..

Bu içerik 697 kez okundu.

Sevgili okurlar, İsveç bir kuzey ülkesidir ve 200 yılın üzerinde savaş görmemiştir. II. Dünya Savaşı’nda kapılarını Hitler ordularına fütürsüzce açmış, savaş boyunca Almanya çelik ve kömür satmıştır. İsveç’in Kral Caddesi’nde genç İsveç kızları Hitler için gösteri yapıp tamtam davulları eşliğinde göz boyayan güzel endamlarıyla dans yapmışlardır. İsveç, bu güzel endamlı, ince benli, selvi boylu sarışın güzelleri sayesinde 200 yıl savaşsız mutluluk içerisinde refah devletinin tadını çıkarmıştır.

Şimdi ne oldu da birden bire savaş tamtamlarına sarıldılar? Halk ve Savunma Ulusal Konferansı’nda konuşan Sivil Savunma Bakanı birdenbire, “İsveç savaşa hazır olmalıdır” tezini ortaya attı. Bunu Genelkurmay Başkanı destekledi. Başbakan bunlardan aşağı kalır mı? O da, “İsveç vatandaşı olmak, İsveç için canını feda etmektir. Herkes savaşa hazırlanmalı” dedi.

Peki, dünden bugüne ne değişti de İsveç, savaş ortamına kendisini kaptırdı? Görünmeyen eller, sihirli değnekleriye okus pokus yaparak İsveçli politikacıların gözlerini bağlayıp, beyinlerini esir mi, aldılar? Anadolu insanı mantık dışı, akla aykırı durumlar için, “Bayram değil, seyran değil; eniştem beni niye öptü” der. İsveç hükümeti savaş kararı aldı da biz halkın haberi mi yok? Öpüldüğümüzün ayırdımında değl miyiz?

Eski TV4 Şefi Jan Scherman Expressen gazetesinin “Tartışma” sayfasında,Sade dil" cesurca değil, içler acısı... Bir bakan sert çıkış (ateş ettiğinde) yaptığında korku doğar. Daha sonra koşup su bidonları,şişeleri ve konserve yiyecekler alıyoruz. Avlanma ruhsatı olan herkes başka bir tüfek satın alıyor. Bugünlerde önemli miktarda geyik fedaisi için kuyruk var. Politikacılar sorumluluktan vazgeçtiğinde korku yayılır. Carl-Oskar Bohlin'in ya da konuşma yazarının ne düşündüğünü merak ediyorum. Ya da trompet seslerinin geleneksel Halk ve Savunma konferansının gerçekleştiği Sälen'deki Yüksekdağ Otelinden (Högfjällshotellet) yankılanmasını sağlayan tüm diğer konuşma noktası yazarları. Daha sonra, kış gecesi uykuya dalarken, mırıltıların ve iktidardakilerin simbiyotik sürüsü, içki masalarından çıkan dumanlar arasında dans etmeye devam eder. Savaş manşetleri tıklanır” diye alaylı bir biçimde eleştiriyor.

İsveç’i yönetenlerin neyi ya da neleri hesap ederek böylesi bir açıklamalar içerine girdiklerini anlamak çok güç görünüyor. Böyle bir korku 1 300 km sınır uzunluğu olan ve yakın zamnda NATO ülkesi olan Finlandiya’da dahi yokken, İsveç neden korkuyor dahası neden korkutuluyor? Biz halkın kavrayamadığı ya da göremediği bir durum mu var? Karşı düşman isveç sınırlarına asker yığıp saldırmak için fırsat mı, kolluyor? Böyle bir durum yokken, bu savaş tamtam sesleri neyin nesidir?

Yine Jan Scherman’a kulak verelim: “Aslında Sivil Savunma Bakanı'nın nasıl düşündüğünü anlamıyorum. Ve en azından açıkça konuşmanın ne kadar cesur olduğu hakkındaki konuşmayı anlıyorum. Ayrıca medyanın karşıt sorularının nereye gittiğini de anlamıyorum. Savaş tam olarak ne zaman gelecek? Hükümet günlük savunmayı işleyen sağlık hizmetleri ve ulaşımla güçlendirmek için ne yaptı? İhtiyaç duyulan sadece kurşun ve barut mu? Sözde sade dilin cesur olduğunu düşünmüyorum. Aksine. Bunun yerine, birinin uykusuz gecelerini ülke vatandaşlarına harcayacak kadar siyasi liderlikten tamamen yoksun olduğunu göstermek acınası bir şey.”

Basına yansıyan haberlere göre savaşa hazırlanılmasını isteyen bakan, askerlik görevini yapmamış, askerlikten feragat etmiştir. Elbette bu onun kendi kişisel tercihidir. Fakat, savaşın ne anlama geldiğini bilmeyecek kadar da kör ve sağır değildir. Bu sözleri daha önce değil de, neden, bugünlerde sarfetmiştir? Letonya’nın Rus sınırını korumak için bir bölük askerini NATO’nun emrine vererek oraya göndermek istemektedir. Bunu anlamak kolay değldir.

İsveç, dünyaca düne kadar tarafsız bir ülke olarak bilinir. Fakat kazın ayağı hiç de öyle değil. İsveç dünyada savaş silahları üreten beşinci ülkedir. Ürettiği silahları oyuklar açtığı dağlarında, tepelerinde depolamamaktadır. Silah üreten ve satan bir ülke tarafsız olabilir mi? Savaş silahları söz olsun diye alınmıyor, çatışmalarda, savaşlarda kullanılıyor. Bu silahlar, kimleri öldürüyor? Elbette, biz insanları... Yani eli kansız ve tarafsız değil... II. Dünya Savaşı’nda Letonya ve Estonya’dan kaçan “Bot Göçmenleri” olarak bilinen insanları kabul etmeyip geri göndererek beş bin insanın ölümlerine neden olmadı mı? Bu nasıl tarafsızlık?..

İsveçli yetkililer, İsveç halkına “ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye mi” çalışıyor?

Ne dersiniz?..

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN